Connect with us

Kanabinoidler hakkında her şey

Haber

Kanabinoidler hakkında her şey

Kanabinoidler hakkında her şey

Kanabinoidlerin muhteşem dünyasına kapsamlı bir bakış.

Kenevir alanındaki araştırmalar oldukça geniş ve çeşitli. Kenevir üzerinde çalışan araştırmacılar, bitkinin kendisi üzerine yapılan biyokimyasal çalışmalardan farmakolojisi üzerine yapılan psikolojik ve kimyasal araştırmalara, etkileri üzerine yapılan psikolojik ve sosyal araştırmalara kadar, endüstrinin inovasyonunun ve kamusal politikaların oluşturulmasına zemin hazırlıyor. Yine de kenevire  ulaşmanın yasallaştırıldığı bu açık erişim döneminde yapılan en önemli araştırmalar, kanabinoid hakkındakiler.

Kanabinoid, yani bitkinin uyuşturucu olarak geçmesinin sebebi olan kimyasal, kenevirin tanıtımı/reklamı ve medikal değeri açısından olmazsa olmaz.

Ancak kanabinoidin bu öneminin yanı sıra hakkındaki bilimsel anlayışımızın gelişmesi , ABD’de ve diğer yerlerdeki sınırlayıcı yasalar ve yasaklar yüzününden engellendi. Bunun sonucunda konuyla ilgili kaynakçalar, tutarsız ve düzensiz kalsa da THC ve CBD piyasasının ilgisini yansıttı. Ancak, yasal kısıtlamaların rahatlaması ve alanın genişlemesi ile, araştırmacıların kanabinoid üzerinde daha fazla çalışma yürütmesinin önü açılmış oldu.

Kanabinoid dünyasını keşfetmek, konuya ilgi duyanlar ve kenevirle daha maksatlı bir ilişki kurmaya çalışanlar için ödül gibi oldu. Bazı ürünlerin tam olarak nasıl ve neden etki etki ürettikleri hakkında bilgi sahip olmak güçlendirici oldu. Bu konuyu öğrenmeye hazır olanlar için, işte kenevir içindeki kanabinoid hakkındaki rehberiniz…

Kanabinoid’e genel bir bakışla başlıyoruz. Vücudumuzda neden ve nasıl etki yapıyorlar, buna baktıktan sonra en önemli kanabinoidden bahsedeceğiz. Aranızdaki kenevir fanları için, tüm kanabinoidlerin kaynama noktalarını kolay referanslarla listeleyeceğiz.

Kanabinoid nedir?

Kanabinoidler ismini ne olduğundan ziyade ne yaptığına  göre almıştır. Bir sınıf kimyasal bileşen, kenevir bitkisini doğal olarak üretir. Ancak hücrelerimizdeki sinirlerle iletişime geçmek konusunda eşsiz bir özellik taşırlar. Karmaşık yolları aşarak yapılan bu  iletişim, beyindeki kimyaasalların salınmasında değişikliler yapar. Bu değişiklikler, vucutta çeşitli etkiler gösterir. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre, bilim adamları kanabinoidi 113 ayrı parçaya ayrıştırıldı.  Pek çoğu kendine has özelliklerini göstermekte olduğu anlaşıldı. 113 kanabinoid arasından THC, CBD ve CBN en sağlam araştırma kollarını oluşturdu. CBD ve CBN 1940’lı yıllarda keşfedilen ilk kanabinoidler arasındaydı. THC’nin yapısının doğru şekilde tespit edilebilmesi ise 1964’ü bulmuştu. Bilimsel ve legal açıdan, kanabinoid ile doğal olarak üretilen ve sentetik olarak üretilen bitki arasında bir fark var. Öncelikler “phytokanabinoid” olarak adlandırılıyordu. Phytokanabinoidler bu rehberin başlıca öğreti konusu.

Endokanabinoid sistem nedir?

Endojen kanabinoid sistemi (ecs)  hücre reseptörlerinin kanabinoidle iletişime geçerken kullandığı network. Bu sistem olmasaydı kanabinoid vücudumuza hiç bir etkide bulunmas ve kenevir gereksiz bir uyuşturucudan ibaret olurdu. Gelin görün ki ekin olarak yine de faydalı olabilirdi.

Ancak ecs’nin sadece marijuana içindeki kanabinoidlerin için olduğunu düşünmek hata olur. İnsan vücudu aslında Endokanabinoid denilen kendi kanabinoidini üretir.

İlginçtir ki, kendi vücudumuzun ürettiği kanabinoidlerle ilgili, marijuana bitkisinin içindeki kanabinoidlerden daha az şey biliyoruz. Bunun sebebi 1988’e kadar kanabinoid reseptörlerinin olmamasıydı. Bu önemli keşif sayesinde vucudumuzun Endokanabinoidleri hakkında bilgimiz oldu. O zamana dek, bilim insanları hücreler ve bitki kanabinoidi arasında sıradan bir iletişim olduğunu, bunun da marijuananın fiziksel ve psikolojik etkilerini doğurduğuna inanıyordu. Şimdili bilgilerle anlıyoruz ki, bu etkilerden sorumlu olan hayli spesifik kimyasal bir mekanizma var. Bu gelişme üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hala vücudumzuzun nasıl kanabinoid yaptığıyla ilgili çok az şey biliyoruz. Ancak bazılarının neler olduğu bilgisine sahibiz. Çalışmalar, vücudumuzun endokanabinpidlerinin ECS ile iletşime geçtiğini, bu iletişimin ne etkileri olduğunu anlamamızda, marijuananın ürettiği phytokanabinoidlerin nasıl tedavisel ve reaksiyonel etkileri olduğunu inceliyor.

Kanabinoid Reseptörlerinin Açıklanması

Önceden de belirtildiği gibi, ECS’yi de kapsayan iletişim reseptörleri vücuda dağılmış şekilde. İki ayrı sınıf reseptör var. Bunlar vucüdun belirli yerlerinde bulunuyor. Reseptör sınıflarından biri öncelikli olarak beyinde bulunuyori bunlar tip 1 ve CB1 reseptörleri. Beynin yanı sıra bu reseptörler, göz, retine ve hem erkek hem de kadınların üreme sistemlerinde görülüyor.

İkinci sınıf ise, tip 2 olarak bilinen ve bağışıklık sisteminde yer alan reseptör. CB 2 reseptörleri,dalağın en yoğun noktasında bulunuyor. Hayvanlarla yapılan son çalışmalar bu reseptörlerin iltihap sökücü görev gördüğünü ortaya koyuyor. Özellikle de CBD denilen kanabinoidin. Bu da birçok medikal ve tedavisel etkinin sebebi olabilir. Henüz bulunan 2 reseptör olsa da, sayının daha fazla olabileceği düşünülüyor.

Phytocannabinoidler: Kenevir bitkisindeki en önemli kanabinoidler

Kenevir bitkisi kendi kanabinoidini üretiyor. Bu doğal olarak oluşan kimyasallara “phytocannabinoids” deniyor. Çünkü bu kimyasallar yapısal olarak endokanabiodlerle paralel özellik gösterirken, CB1 ve CB2 reseptörlerini endokanabinoid sistem sayesinde bağlamayı başarabiliyor. Ancak aynı olmadıkları için, kenevire özgü bazı özellikler gösterebiliyorlar. Tıpkı eğlence veya ağrı giderme nedenleriyle kullananlara yaptığı etkiler gibi.

Kenevir bitkisinin ürettiği kanabinoidler kalın, yapışkan ve konsantre reçine halindedir. Reçinenin kendisi, trichome (tüy) denilen beze tarzı bir yapının ürünüdür. Trichome’lar, kenevir bitkisinin tomurcuklandığı bölgede görünür. Küçük kristal mantarlara benzerler oldukça hassatırlar. Kenevir çiçeğindeki trichomeların büyüklüğü ve sıklığı, içindeki kanabinoidin ne kadar konsantre şekilde buluduğunun göstergesidir. Ne kadar fazla trichome varsa o kadar kanabinoidi yoğun olan reçine var demektir.

Kanabinoidler, sadece trichomelarda değil, bitkinin yapraklı diğer bölgerinde de konsantre şekilde bulunabilir ama en yoğun görüldükleri yer, dişi marijuana bitkisinin tomurcuklanma bölgesidir.

Kenevirdeki en önemli kanabinoidler hakkındaki rehberimiz CBD ve THC gibi üzerinde en çok çalışma yapılan ve önemsenen kanabinpidlerle başlasa da, daha sonra nazaran az takdir edilen kanabinoidlerin kendilerine özgü özelliklerine ve gelecekteki potansiyel cazibesine değineceğiz.

THC (Tetrahydrocannabinol) / 315°F

İsmini bildiğiniz bir kanabinoid varsa, büyük ihtimalle THC’dir. Tetrahydrocannabinol,  psiko-aktif olan bir kaç kanabinoidden biri. bir kanabinoidin psiko-aktif olması halk arasında “kafası güzel” olarak algılananan sıradışı hissi yaratabildiğini gösterir. THC, kuru marijuana çiçeğinde bulunan tek ve en güçlü psikoaktif kanabinoiddir. Bu nedenle THC, eğlence amacıyla kenevir kullananlar arasında en çok aranandır.

Aslında, keyif için kenevir içenler arasında son trend, THC’nin özünü ayırmak ve bu şekilde tüketmek yönünde. Kenevir özünün popülaritesinin yükselişi ve  kanabinoidi bitkinin

THC psiko-aktif etkilerini beynin CB1 reseptörleriyle ilişkilendirerek üretiyor. Bu etkileşim, dopaminin salgılanmısını artırırken,  kenevir tüketenlerin keyif aldığı çeşitli psikolojik etkileri de ortaya çıkarıyor. Hafızada, harekette, duygu durumunda, algılama da ve kavramada değişikliklerin tümü THC’nin CB1 reseptörüyle etkileşimi sonucunda oluşuyor. Bu psikolojik etkiler aynı zamanda tedavi amacıyla THC tüketenlere de kapıları açıyor. Tetrahydrocannabinol, hakkında çok fazla şey söylenebilir, bu psiko aktif kanabinoid, dünya çapındaki kenevir pazarını domine ediyor.

CBD (Cannabidiol) / 356°F

Kenevirin medikal uygulamalarda kullanılmasına gelince, kanabidiolden daha önemli bir kanabinoid yok. İlk keşfedilenler arasında olan CBD, günümüzde de marijuana bitkisi üzerinde en çok araştırılan maddelerden biri. Önemli olan şey şu ki CBD psikotrop bir madde değil. Bu demek oluyor ki kanabidiol THC’nin sahip olduğu etkilerin hiç birine sahip değil. Yine de CBD bir adım daha öteye geçiyor. CBD tüketenlerin “kafasını güzel” yapmakla kalmıyor, buna ek olarak THC’nin bilişsek etkilerini de yok ediyor.

CBD’nin psikoaktifinin eksikliğinin öneminin altını ne kadar çizsek az. Bir kere marijuanayı sadece THC’ye göre değerlendirerek yasalarla yasaklanmasına istisna olarak, diğer kanabinoidlerden daha çok araştırmalasına imkan sağlıyor. Ayrıca yasal olan CBD bazlı ilaçların rahatça ve geniş bir çevrede bulabilmesinde kolaylık getiririyor. Pek çok medikal kenevir kullanan hasta, THC’nin etkilerini istemez ve sakıncalı buluyor. Ancak sadece CBD içeren maddeler medikal ve tedavisel faydalarından  “kafa yapmadan” yararlanıyorlar.

CBD’nin başlıca kaynağı  eser miktarda THC bulunduran kenevir bitkisi. Ancak yetiştiriciler ayrıca CBD ağırlıklı kenevir de üretmeye başladılar. CBD-dominant veya 1:1 THC-CBD olarak da bilinen bu türler medikal hastalar arasında oldukça popüler.

CBG (Cannabigerol)

Olgun kenevir bitkisinde sadece yüzde 1 ya da daha az CBG ya da cannabigerol bulunur. Bu marijuana, CBG’yi az ürettiği için değildir Aksine olgun bitkiler genelde epey fazla CBG üretiler. Ancak üretilen CBG’ler sonunda başka kanabinoidlere dönüşür. Bu nedenle CBG, “ana kanabinoid” ya da “kök hücre” gibi isimlerle de anılır.

CBG kanabinoidin çeşitli türlerine dönüşür ama çoğunlukla THC ya da CBD’ye dönüştüğü görülür. Cannabigerolu önemi kılan da budur. CBG’nin hangi yolu seçeceğini anlamakta hangi faktörlerin etkili olduğunu sorgulamak, bitki bilimcilerin direk kanabinoid üretimi hakkında ve dolayısıyla marijuana türleri arasında hangilerinin CBD’si hangilerinin THC’si yüksek, anlamalarına yardımcı oldu. CBG’nin kendisi ise psiko aktif olmayan bir madde.

İlginç şekilde, CBG hatrı sayılacak sayıda medikal uygulamada da kendini gösterdi. Araştırmalar CBG’nin kanseri, acı ve ağrıyı, iltihabı, idrar kesesi hastalıklarını, glokoma ve kaygı bozukluklarını tedavi ettiğini ortaya koydu.

CBN (Cannabinol) / 365°F

CBN kanabinoidler arasında ayrı bir özelliğie sahip. O da, kök hücre diye anılan CBG tarafından üretilemiyor olması. Hatta CBN, kendi doğal ayrışımıyla THC oluşturuyor. Oksitlenme, ışık ve havaya maruz kalan THC’nin çözünmesine neden oluyor. başka bir deyişle, kuru marijuana çiçeği, sürekli olarak THC kaybederek CBN’ye dönüşüyor. Bu yüzden marijuananın tomurcuklarnmasını ve etkisini korumak için doğru koşullarda saklanması çok önemli. Cannabinol etkin olarak psiko aktif olmadığı için, CBN’in varlığı, etkinin azalması anlamına geliyor. Taze bitkiler ve kuru marijuana çiçeği bu nedenler eser miktarda CBN bulunduruyor. CBN bozulmuş otun işaretçisi olduğu gibi, medika öneme de sahip. Yatıştırıcı olması bakımından antibiyotik ve ağrı kesici görevi de görüyor.

CBC (Cannabichromene) / 428°F

Cannabichromene da CBD gibi psiko aktif olmayan kanabinoidlerden biri. Yalnız CBD’den farklı olarak THC’nin psiko aktif etkileri karşısında bir reaksiyonu yok. Dahası, THC, CBC’nin iltihap sökücü etkisini artırdığı görünüyor. Bu iki kanabinoid arasındaki karşılıklı etkileşim, bilim insanlarının takım etkisi dediği fenomene örnek olarak gösterilebilir. Kenevir sevenlerin arasında “bütün bitki” yaklaşımını savunanların olması da işte bu yüzden. Bu tartışmanın savunucuları, izole edilen özler ve tek kanabinoidi ayırmak için yapılan hazırlıkların bu önemli takım ilişkisini etkilediğini öne sürüyor. Ek olarak, CBC, reseptörlerle etkileşimi bakımından ECS’yi de aşıyor. Araştırmacılar bu etkileşimlerin CBC’nin iyileştiric özelliğinin arkasındaki sebep olabileceğine inanıyor. Tüketici pazarında ise, CBC’nin iltihap sökücü, mantar önleyici ve antibiyotik etkileri, bu kanabinoidin özünün popüler olmasının nedeni.

THCV (Tetrahydrocannabivarin) / 428°F

Tetrahydrocannabivarin, ana bileşenin izometrik homologı olan  bir grup phytocannabinoid den, bu durumda THC den oluşur. İsmine bakarak THCV’nin THC gibi etkili eşi THC gibi psiko aktif güçleri olduğunu düşünebilirsiniz. Bunun cevabı hem evet hem de hayır. Aslında THCV’nin özelliklerine dair tartışmaları çevreleyen de bu. Bazı çalışmalar bu kanabinoidin THC’ye rakip olarak CB1 reseptörleriyle iletişime geçtiğini söylüyor. Bu da THC’nin psiko aktif etkilerini azalttığı anlamına geliyor. Ancak diğer çalışmalar, THCV’nin kendi başına etkili bir psiko aktif kanabinoi olduğunu ortaya atarak, THCV’nin THC’dan daha güçlü olduğunu iddia ediyor. Böylece kısa süreli ama etkili “kafalar” yaptığı düşünülüyor. Başka araştırmacılar ise, iki modelin sentezi olarak, THCV’nin CBD ve THC arasında köprü görevi gördüğünü söylüyor. Öncelikle oranlı güçlerini alarak, THC gibi davranıyor, THCV tıpkı CBD gibi çok güçlü “kafa”ların etkisini azaltabiliyor. Ancak daha yüksek dozlarda, THCV, psiko aktif bir uyarıcıya dönüşebiliyor.

Δ-8-THC (Delta-8-Tetrahydrocannabinol) / 347°F

Keyif vericiler sahnesine yeni çıkan ve kullanıcılar arasında pek de sır olmayan delta-8-THC, delta-9-THC ile kıyaslandığında terapatik yararları açısından farklı bir psikoaktif kanabinoid.

Yukarıda bahsedildiği gibi, delta-8-THC, daha yaygın olan delta-9-THC’nin bir izomeri. Delta-8, psikoaktif açıdan delta-9-THC kadar güçlü değil fakat terapatik faydalar barındırıyor. Gerçekten de, daha zayıf psikoaktif etki, böyle bir etki beklentisi olmayan hastalar için başlı başına bir terapatik fayda olabilir.

Güncel araştırmalar, delta-8-THC’nin kanserli hücrelerin ölümüyle güçlü bir korelasyon içinde olduğunu ve tümör boyutlarında küçülme sağladığını gösteriyor. Kudüs’te yapılan araştırmalarda, delta-8-THC’nin 480 vakada kanseri iyileştirmeye yönelik başarı elde ettiği ortaya konuldu. Kanabinoid, kusma ve bulantı vakalarına karşı da kullanılabilen güçlü bir antiemetik (kusmayı önleyen/kesen ilaç). Bu, kanabinoidi, kanser tedavilerinin olumsuz yan etkilerinden biri olan iştahsızlığa karşı da son derece önemli bir tedavi aracı yapıyor.

CBDV (Cannabidivarin) / 356°F

Psikoaktif olmadığı için bu kanabinoid ile ilgili yasal bir kısıtlama bulunmuyor. Bunun bir sonucu olarak, büyük ilaç şirketleri bu kanabinoidin yetişkin ve çocuk epilepsisinin tedavisinde kullanılması için aktif şekilde araştırmalar yürütüyor.

Bu, kanabinoidin, epilepsi yüzünden acı çeken insanların nöbet şiddetini hafifletmesine yardımcı olabileceği anlamına geliyor. CBDV kanabinoidi, bulantı önleyici bir ilaç olarak da gelecek vaat ediyor. Buna rağmen, farmakolojik olarak yüksek miktarda CBDV çıkarmak pek kolay değil. En yüksek CBDV seviyesi Himalaya Dağları’ndaki doğal ortamda yetişenlerde bulunuyor.

THCA (Tetrahydrocannabinolic Acid) and CBDA (Cannabidiolic Acid) / THCA 220°F, CBDA 248°F

“A” eki, bu fitokanabinoidlerin doğal şekilde kendi kendilerine oluşan asidik bir formu olduğunu belirtir. İnsan vücudunun kanabinoidleri metabolize etmesi için, bunların kana karışabilir olması ve hücre alıcılarına eklemlenebilmesi gerekir.

Bu kanabinoidlerin asidik formları, kendilerine has bir karboksil grubu içerir. Kanabinoidlerin asidik formlarını ısıya maruz bırakmak karboksil grubunun kaybolmasına yol açar ve böylece insan vücudunun kullanabileceği bir hal alırlar. Bu süreç “dekarboksilasyon” olarak adlandırılır.

Bu terimi yenilebilir marihuana hazırlamakla ilgili yazılarda/tartışmalarda duymuş olabilirsiniz. Kanabinoidlerin vücutta kimyasal açıdan aktif olabilmesi için çiğ kenevir önce aktifleştirilmeli; ya da başka bir deyişle “dekarbe” edilmelidir.

Bitkideki pek çok majör kanabinoidin asidik versiyonları vardır. Bunların hepsi ısı yoluyla farmakolojik olarak ilgili formlara dönüşür. Dönüşüm noktalarını gösteren düşük ısı değerlerine dikkat edilmelidir.

Öte yandan, son çalışmalar kanabinoidlerin bu çiğ formlarının etkilerini de araştırmaya başlamış durumda. Bulgular, bu konuda daha ileri düzey araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. THCA’nın başlı başına iyi bir antiemetik ve iltihap önleyici bileşen olduğu kanıtlandı. CBDA ise olası bir kanser tedavi yöntemi olarak potansiyelini gösterdi.

(Adam Drury’nin 6 Nisan 2018 tarihli yazısından alınmıştır)

Ne olduklarından, ne yaptıklarına ve neden yaptıklarına kadar, kenevir bitkisindeki kanabinoidlerin en önemli özelliklerini inceledik. Umarız ki kanabinoidler dünyasındaki bu keşif, faydalı olmuş ve kenevir tarzı yaşam biçiminizde daha maksatlı bir ilişki kurmanızı sağlamıştır. Bu bilgiyi sizin için en uygun olan kenevir ürünlerini seçmek için kullanın.

Bu makalelere göz atmanızı tavsiye ederiz.

Continue Reading
Comments

More in Haber

Yasal Uyarı

Bu sitede bahsedilen faydalar, kenevirin(esrar) sadece içilmesi ile oluşan faydalar değil, kenevir yağı ve bu yağ ile yapılan ilaçların kullanılması sonucu gözlemlenmiş faydalardır. Kenevir(esrar), bilinçsiz ve fazla kullanıldığında sağlığa zararlı olabilir. Ayrıca Türkiye’de kenevir, marihuana veya esrar içmek yasal değildir.

Popüler

To Top